Fatih Altaylı, Yeni Volvo S90'ı yorumladı

Gazeteci Fatih Altaylı, Habertürk Gazetesi'ndeki köşesinde yeni Volvo S90'u mercel altına aldı

Çinli otomotiv devi Geely, Volvo’yu 1 milyar Euro civarında bir paraya satın aldığı zaman biraz şaşırmıştım doğrusu. Hem İsveçlilerin gurur duydukları bu önemli markayı Uzakdoğulu bir otomotiv firmasına kaptırmalarına, hem de sağlamlığı ve kalitesi ile ünlü bir markanın Çinli ellerde ne hale gelebileceğine...

Geely tarafı ise markaya 11 milyar doları bulan bir bütçe ayırdığını, Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vereceğini söylemiş ve Volvo’nun İsveçli kalacağını açıklamıştı ki, ben bu açıklamaya bir anlam verememiştim. Gerçekten de böyle oldu. Uzun süredir sermaye ve nakit akış sıkıntısı yaşayan ve bu yüzden de yeni model üretmekte zorlanan Volvo, bir anda bolluğa kavuşmuş ancak Çinliler, Volvo’daki İsveç ruhuna hiç dokunmamış ve şirketin İsveç ruhuna ilişmemişlerdi.

Volvo Çinli patronları ile Volvo felsefesine sıkı sıkıya bağlanmış ve İsveçli mühendislerin elinde yeniden büyümeye başlamıştı. Yeni modeller peş peşe gelirken Volvo’nun hisselerini satsa da ruhunu Çinlilere satmadığı açıkça ortaya çıkmaya başladı. Volvo’daki dostlarımız ise “Asıl 90 serisini bekleyin bakın ne şahane otomobiller gelecek” diyordu. Gerçekten de Volvo’nun SUV’u XC90 muhteşem bir arazi aracı ve sınıfındaki tüm otomobillere bir tehdit olarak geri döndü.

Kusursuza yakın bir otomobil yaratmıştı Volvo ve sırada Volvo’nun amiral gemisi olacak S90 vardı. Üstelik S90 Almanların uzun zamandır çok güçlü biçimde domine ettiği bir segmentte savaşacak, sadece Mercedes E, BMW 5 ve Audi 6 serileri ile değil Jaguar’ın XF ve daha da önemlisi Lexus’u GS’i ile boğuşacaktı. Ve beklenen S90 2016’nın ilk aylarında yüzünü gösterdi. Yaz başında da Türkiye lansmanı yapıldı.

Otomobille ilgili ilk intibam “Güzel” ve “Kaliteli” olduğu yolundaydı. Sonrasında S90’ı denemek mümkün olmadı. Ta ki, geçen haftaya kadar. Sonunda İsveç’in bu yeni kralının direksiyonuna oturdum ve denedim. S90, Volvo’nun yaklaşık 7-8 yıl evvel gösterdiği ama mali sıkıntılar nedeniyle bir türlü gerçekleştirme aşamasına getiremediği şahane bir konseptten derin izler taşıyor. Özellikle ön tasarım ve ızgara neredeyse bu konseptle aynı.

XC90’la aynı ruha sahip olduğunu otomobilin dış görünümünden anlıyorsunuz. Hatasız net çizgiler, ön görünümü kusursuz yapıyor. Far tasarımı ve Thor’un baltasından esinlenilmiş gündüz ledleri muhteşem. Ön ızgara Maserati’den sonra en iyi ızgara tasarımı. Arkadan baktığınız zaman da S90 çok hoş.

Stop lambalarının şekli, ön farlarla uyumlu. Gece görüntüsü de gündüz görüntüsü de çok iyi. Yandan görünüm ise daha muhafazakâr kalmış. S60’tan izler taşıyor gibi.

İç mekân da iyi. Sürücü ve sürücü yanındaki yolcu pozisyonlarında hiç sorun yok. Dashboard XC90’la aynı gibi. Geniş bir orta ekran çok işlevsel. Otomobilin tüm mönülerine buradan ulaşıp kontrol etmek mümkün. Müzik sistemi ve havalandırma da buradan kontrol ediliyor.

Ben biraz eski kuşak olarak özellikle havalandırmanın bu şekilde kontrol edilmesine bir türlü alışamadım ama iPad nesli için sorun teşkil edeceğini zannetmiyorum. Volvo S90’ın ekran kontrollü yazılımları şimdiye dek bir otomobilde gördüklerimin en iyisi. Yanına bile yaklaşan yok dersem abartmış sayılmam. Ekrandan kumanda edilebilen özellikleri sıralamaya kalksam büyük ihtimalle bir sayfa yetmez hatta ekonomi sayfalarının tamamı yetmez. Anlatılmaz yaşanır dedikleri türden.

Tesla’dan sonra en büyük ekran da zaten Volvo’da. Renault’nun da ekranı ve yazılımı iyi ama kusura bakmasınlar Volvo’nunki daha iyi. Gösterge tablosu dijital. Ancak dijital ekranlı gösterge tablosu biraz daha iyi ve işlevsel kullanılabilir diye düşünüyorum.

Otomobildeki harika IT yazılımına yakışmamış. Otomobilin dashboard’u çok hoş, kaliteli deri ve metalin harika bir birleşimi. Siyah ahşap detaylar da kusursuz. Bower Wilkins müzik sistemi de gayet yeterli ve kaliteli. Hoparlör tasarımları ise enfes.

Arka yolcu bölümü ise iyi ama süper değil. Diz mesafeleri normal. Sınıfındaki Almanlarla büyük benzerlik taşıyor ancak şunu da söylemem lazım insan bu tasarımdaki bir otomobilden daha fazlasını bekliyor.

Volvo her şeyi çok güzel yapıyor ama her nedense koltukları aynı oranda güzel görünmüyor. Adını koyamadığım bir tatsızlık var koltuk tasarımlarında ve üretimlerinde.

Aynı durum BMW için de geçerli ama Mercedes yeni E serisi ve Audi 6 serisinde bunu düzeltti. Lexus ise o konuda rakipsiz. S90’ın bagajı ise hayli geniş. Mercedes S veya BMW 7 serisi kadar büyük bir bagajı var neredeyse.

VİRAJ ALMA KABİLİYETİ ÇOK İYİ

Tüm seçeneklerde konforlu ve güçlü bir tavrı var S90’ın. Motor BMW ve Mercedes’in dizelleri ne kadar sessizse o kadar sessiz. İçerde fazla bir motor gürültüsü olmuyor. Dizel gürültüsü ise hiç yok gibi. Gaza bastığınızda çok garip bir güç hissediyorsunuz. Değişik bir tepkisi var motorun.

Volvo S90’larda turboşarjın hava beslemesi için bir basınç tüpü konmuş motora. Bu tüpte sürekli basınçlı hava var ve bu sayede turbo tepkileri çok daha hızlı oluyor. Belki gariplik bu yüzden, çözemedim. İlk hızlanma da ara hızlanmalar da çok çok iyi.

Otomobilin viraj alma kabiliyetine hayran kalıyorsunuz. Tek eleştirim biraz fazla kontrollü olması ama lüks ve konfor öneren bir otomobil için normal bir durum olsa gerek. S90’ın tüketimi ise çok fazla değil. 8 litre civarında bir 100 kilometre tüketimi var. Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Volvo enfes bir otomobil yapmış. 850 serisinden beri bu kadar rakipleri için tehdit, sürücüsü için keyif olan bir Volvo görmemiştim.

Şu an için tüm rakipleriyle savaşacak kapasitede ama asıl silahını henüz çekmedi. Volvo S90’ın long versiyonunu da çıkaracak ve arkadaki diz mesafesini hayli artıracak. Bu hamlenin Volvo’yu tüm rakiplerinin önüne geçireceğini düşünüyorum. Böyle bir durumda Mercedes’in E serisinin long’unu çıkaracağını, BMW 5’in sadece Çin’de satılan uzun versiyonunu her yere taşıyacağını tahmin ediyorum.

4 SİLİNDİRLİ MOTORLAR KULLANILIYOR

Volvo yeni S90’da sadece 4 silindirli motorlar kullanıyor. 6 hatta 8 silindirli motorları bile bu sınıfa yerleştiren Alman rakipleri karşısında bu bir avantaj mı dezavantaj mı bunu zaman gösterecek ama Volvo 2 dizel 3 benzinli ve 1 benzinli hibrit motor seçeneklerinin tümünde 4 silindirli ve 187’den 407 beygire kadar uzanan motor seçenekleri sunmuş.

Hepsinin tepesine çıkacak olan R donanımlı olan ise henüz ortada yok. Volvo’nun denediğim modeli ise dizel motorluların üst modeli olan D5 AWD yani 235 beygir ve 4 çekerden çekiş olanıydı. S90’ın sürücü pozisyonuna oturduğunuz zaman gayet rahat ediyorsunuz.

Orta konsoldaki bir butonu sağa çevirerek otomobili çalıştırıyorsunuz. Bu butonun hemen arkasında ise sürüş seçeneklerini ayarlayabileceğiniz metal ve şık bir düğme daha var.

S90 UCUZ BİR OTOMOBİL DEĞİL

Volvo S90 tahmin edeceğiniz gibi ucuz bir otomobil değil. Benim denediğim D5 AWD modelin tam donanımlı fiyatı 420 bin TL idi. Başlangıç fiyatları ise 300 bin TL’nin biraz altında. Yani rakipleri ile hemen hemen aynı. Ancak sunduğu motor gücü çok daha fazla.



Yorum

0 Yorum

Benzer Haberler